3 Advanced
Pınar Su
Reading

Köşe yazısı
6 Şubat, 2022
Türk kültüründe ‘misafir’ ne anlama geliyor?
Misafir dendiğinde aklınıza ne geliyor? Türk Dil Kurumu bu kelimeyi ‘konuk’ olarak tanımlıyor. Bugünkü köşe yazımda misafirin Türk kültüründeki yerini tartışmak istiyorum. Biz Türkler için misafir ağırlamak yalnızca evine bir insanın konuk olması değil, süregelen en önemli değerlerimizden biri demektir. Peki Türklerin bu misafirperverliği nereden geliyor?
Anadolu yıllar boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Gelenek ve görenekler zaman zaman farklılık gösterse de değişmeyen değerlerden biri her zaman misafirperverlik olmuştur. Türkler misafir ayırmaz, farklı davranmazlar. Misafirin nereden geldiği, nereye gidiyor olduğu veya ne zaman geldiği önemsiz detaylardır. Misafir, durumu her ne olursa olsun en iyi muameleye layıktır. Bazı kültürlerin aksine Türk kültüründe davet o kadar önemli değildir. Hatta davetsiz misafir ‘tanrı misafiri’ olarak adlandırılmaktadır. Tanrı misafiri eve kendiliğinden gelen konuktur ve hoş tutulması gerekmektedir.
Misafire bu kadar önem verilmesinin nedenlerinden biri, misafirin rızkı ile birlikte geldiği ve eve bereket getirdiği inanışıdır. Misafir en güzel şekilde ağırlanmalıdır ve kendini özel hissetmelidir. Öyle ki, eski tip Türk evlerinde ‘misafir odası’ bulunurdu. Bu oda yalnızca eve gelen misafirler için ayrılırdı ve içindeki eşyalara dokunulmazdı. Bu adet her ne kadar eskisi kadar yaygın olmasa da hâlâ karşılaşmak mümkündür. Böyle bir odanın varlığı bile misafirin Türk kültüründeki önemini açıkça göstermektedir. Türkler misafirperverlikleriyle seneler boyunca dünyanın farklı yerinden gelen birçok misafiri kendilerine hayran bırakmışlardır.
Misafirperverlik denince akla gelen ilk şeylerden biri de yemek paylaşma kültürüdür. Türkler için misafire saygı ve hoşgörü ile yaklaşmanın yanı sıra onu yedirip içirmek de büyük önem taşımaktadır. Konu misafir olunca hiçbir masraftan kaçınılmaz ve eldeki tüm imkânlar kullanılır. Misafire aç mı tok mu olduğu sorulmadan güzel yemekler hazırlanıp sunulur. Yemeklerin yanı sıra Türk kahvesi, çay, lokum gibi çeşitli ikramlarda bulunulur. Ev sahibini en mutlu eden şey misafirin ikramları kabul etmesi ve memnun olmasıdır.
Günümüz dünyasında insan ilişkilerinin değiştiğini ve hatta zayıfladığını söylemek yanlış olmaz. Bu nedenle yazımda bahsettiğim misafirperverlik gibi değerlerin korunmasının her zamankinden daha önemli olduğunu düşünüyorum. Bu nedenle genç nesillerin bizi biz yapan değerlerin farkına varmasını ve devam ettirmesini umuyorum!
Yazımı okuduğunuz için teşekkür ederim.
Comprehension questions
- Yazar neden yazısında misafirperverliği konu alıyor?
- Türk misafirperverliğinde yemeğin yeri nedir?
Your turn!
Do you agree with the author’s statement below or not? Give reasons for your answer.
“Günümüz dünyasında insan ilişkilerinin değiştiğini ve hatta zayıfladığını söylemek yanlış olmaz.”
Listening

Hiç yabancı bir ülkede bulundun mu? Kendi ülkenden farklı olduğunu düşündüğün üç şeyi yaz.
Örn. Ben lisedeyken ailemle Japonya’ya tatile gittim. Orada insanlar birbiriyle boyun eğerek selamlaşıyorlardı.
Comprehension questions
Your turn!
What surprised Deniz the most during her time in the US? Why did it come as a surprise to her? Give reasons by comparing two cultures.
Practice with your friends!
Work in small groups. All of you are a part of a student club which organizes an orientation for the exchange students coming to your school. Your committee is responsible for creating posters on cultural differences. Everyone will focus on one aspect of their culture.
Part I
Ask and answer the questions below.
- Neden bu kültürel öğeyi seçtin?
- Okuluna gelecek öğrenciler için tavsiyelerin neler?
- Tavsiyelerinin onlar için faydalı olacağını düşünüyor musun? Neden?
Part II
Create a poster with your groupmates.
Deniz has just returned to Turkey from the US where she spent a year as an exchange student. She has presented her experiences at an event organized by a student club in her school. Now, she is having a Q&A session with the participants.
P1: Merhaba. Ben de seneye değişim programı ile bir sömestri yurt dışında geçireceğim. Sorum adaptasyon ile alakalı. Gittiğinizde oraya alışmanız ne kadar sürdü?
Deniz: Bu kişiden kişiye değişen bir durum tabii ki. Benim ortama alışmam yalnızca birkaç hafta sürdü. Gittiğiniz yerde konuşulan dili bilmenin çok faydası oluyor. Ama her ne kadar günlük yaşama alışsanız da bazı kültürel farklılıklara şaşırmaya devam ediyorsunuz. Bu bence kaldığınız sürece devam eden bir olay.
P2: Kültürel farklılıklara değinmenize sevindim. Ben de bu konuyla alakalı bir soru soracaktım. Sizi en çok şaşırtan olay neydi?
Deniz: Beni en çok şaşırtan olaylardan biri Amerikalıların tanımadıkları insanlar ile kurdukları iletişimdi. Bize hep yabancılarla konuşmamamız, onlara karşı dikkatli olmamız gerektiği öğretildi. Orada insanlar yolda tanımadıkları insanlara gülümsüyor ve zaman zaman onlarla sohbet ediyor. Mesela siz sokakta yürürken hiç tanımadığınız biri kıyafetinize iltifat ediyor. Bu bence çok güzel bir olay. İstanbul’da büyüyen bir insan olarak buna alışmam baya uzun sürdü aslında!
P3: Biz Türkler sıcakkanlılığımızla biliniyoruz. Peki Amerikalılar için ne söylersiniz? Ne gibi farklılıklar gözlemlediniz?
Deniz: Amerikalıların bize göre daha bireyselci olduklarını söyleyebilirim. Bizim için insanlarla ilişki kurmak bence daha kolay. Onlar kişisel alanlarına çok daha fazla önem veriyorlar. Oldukça arkadaş canlısı olmalarına rağmen kolayca arkadaşlık kurabildiklerini düşünmüyorum.
P4: Ben misafirperverlik konusu çok merak ediyorum. Oradayken Amerikalı bir ailenin evine konuk oldunuz mu? Nasıldı?
Deniz: Evet! Birçok aile beni evlerinde misafir etti. Herkes çok kibardı ve tüm deneyimlerim güzeldi. Fakat bu ziyaretlerin kültürel farklılıkları en net gördüğüm zamanlar olduğunu da belirtmeliyim.
P4: Örneklendirebilir misiniz? Neler dikkatinizi çekti?
Deniz: Tabii ki. Mesela gittiğim hiçbir evde ayakkabımı çıkarmam istenmedi. Hatta ilk gittiğimde ev sahiplerine sormadan bunu yapmaya çalıştım ama beni gerek olmadığı konusunda uyardılar. Biliyorsunuz, bir misafir geldiğinde Türkler sorgusuz sualsiz ikramlarda bulunurlar ve misafiri memnun etmek için ellerinden gelen her şeyi yaparlar. Böyle bir davranışla karşılaşmadım. Çok kibarlardı ve harika yemekler sundular ama geçen diyaloglar farklıydı. Örneğin, biz Türkler karşımızdaki hayır dediğinde bunun kibarlıktan dolayı söylendiğini düşünüp ısrar ederiz. Amerikalılarda böyle bir şey yok. Eğer siz hayır dediyseniz olay bitmiştir. O yüzden eğer bir şeye evet demek istiyorsanız, düşünmeden demelisiniz! Aksi takdirde şansınızı kaçırabilirsiniz!